Sivas

Sivas Sohbet

Sivas, İç Anadolu’nun en eski ve önemli kentlerinden biridir. İç Anadolu Bölgesi, Doğu Karadeniz Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesinde ilçeleri ve kültür zenginliği, iklim farklılığı bulunan ve sahip olduğu değerleri ile önemli bir coğrafi konuma sahiptir. Kuzeyinde Ordu, kuzeybatısında Tokat doğusunda Erzincan, kuzeydoğusunda Giresun, batısında Yozgat, güneybatısında Kayseri, güneyinde Malatya ve Kahramanmaraş ile çevrilidir.

Tarihi
Eski adı (Latince: Sebastia, Yunanca: Σεβάστεια) Sebastea, Sebasteia veya Samassia olan Sivas, Anadolu’nun en eski ve yerleşim merkezlerinden biridir. Kazı ve araştırmalarda ele geçen buluntular, yörede ilk yerleşimin Neolitik Çağ’a (MÖ 8000-5500) uzandığını göstermektedir. Kent M.Ö. 2000’lerde değişik yerleşmelere sahne olmuştur. Coğrafya olarak İç Anadolu da bulunmasına rağmen Şebinkarahisar’ın 1933 yılına kadar kazaları olan Suşehri, Akıncılar, Gölova ve Koyulhisar ilçeleri Doğu Karadeniz Bölgesi ve kültür alanında yer almaktadır. Sivas’ın ilçelerini Karadeniz’deki Suşehri ovasına Geminbeli geçidi bağlar. Divriği ve Gürün ilçeleri de Doğu Anadolu Bölgesinde yer alırken, Doğanşar ile Zara’nın kuzeyi de Karadeniz bölgesinde yer alır. Sivas topraklarında İç Anadolu, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinin kültürleri de yer alır. Sivas merkez ve çevre ilçelerinde gırnata, zurna ve Sivasa özgü halk oyunları oynanırken, Karadeniz’deki ilçelerinde kemençe ve zurna ile horonlar oynanır. Divriği ve Gürün bölgesi Doğu Anadolu kültüründe yer alır. İç Anadolu bölgesindeki ilçeleri ise kültür olarak Sivas merkez bölgesinin kültür ve şivesine sahipken, Karadeniz’de kalan ilçeler büyük ölçüde Giresun ve Ordu ile aynı şiveyi kullanırlar.

İlk uygarlıklar dönemi
MÖ 17. yüzyılda Hitit sınırları içinde yer alan kentin güney kesimi Geç Hitit devletleri döneminde Tilgarimmu adıyla anılmaya başladı. MÖ 8. yüzyılda Kimmer ve İskit istilalarına uğradı. MÖ 6. yüzyıl başlarında Medler’in, aynı yüzyılın ortalarında da Persler’in egmenliğine girdi. MÖ 4. yüzylılın ikinci yarısındaki kısa süreli Büyük İskender’in Makedonya yönetiminin ardından Krallığı’na bağlandı. MS 17’de bütün Kapadokya ile birlikte Roma İmparatorluğu’nun egemenliğine girdi. Bu dönemde kısa sürelerle Partlar’ın ve Sasaniler’in eline geçti. Bizans döneminde önce Armeniakon Tehması’nın sınırları içindeydi. 12. yüzyılda Sebasteia Tehması’na bağlandı.

Selçuklu dönemi
Selçuklu Türkleri Malazgirt Meydan Muharebesi’nden önce Sivas’a kadar uzanmış ve 1059’a doğru bir ara kenti ele geçirmişlerdi. Ancak yörenin kesin olarak Türk egemenliğine girmesi Malazgirt Zaferi’nden kısa bir süre sonra gerçekleşti. Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın kumandanlarından Emir Danişment’in ele geçirdiği kent uzun bir süre Danişmentliler’in elinde kaldıktan sonra 1174’te II. Kılıç Arslan tarafından Selçuklu Devleti sınırları içine alındı. Selçuklular döneminde Sivas yeniden gelişti. Kentin surları 1221’e doğru, Sultan I. Alaeddin Keykubad tarafından onartıldı. Kısa bir süre sonra Moğollar’ın saldırıları başladı ve Kösedağ Savaşı’ndan (1243) sonra Selçuklu topraklarıyla birlikte Sivas da Moğolların eline geçti.

Kentteki anıtların en önemlileri 13. yüzyılın ikinci yarısındaki İlhanlılar döneminde yapıldı. Sivas, Kayseri ile birlikte İlhanlılar’ın Anadolu’ya gönderdikleri valiler tarafından merkez olarak kullanıldı. 14. yüzyılın ilk yarısında Sivas’a gelen İbn-i Batuta, burayı İlhanlılar’ın Anadoluda’ki en büyük şehri olarak tanımlar. İlhanlı valilerinden Alaeddin Eratna Bey, 1345’te bağımsızlığını ilan ederek, önce devletine merkez olarak Sivas’ı seçti. Eratna’nın 1353’te ölümünden sonra Kadı Burhanettin onun yerini aldı, ancak Akkoyunlu beyi Karayülük Osman ile yaptığı bir savaşta öldü (1398). Bunun üzerine Sivaslılar topraklarını Osmanlı padişahı Yıldırım Beyazıd’a teslim ettiler. 1400 yazında Timur Sivas’ı ele geçirdi, şehri savunan askerleri öldürttü, halkı kılıçtan geçirtti, şehri yağmalattı ve surları yıktırttı. Timur istilasından sonra şehir bir süre Kadı Burhaneddin’in damadı Mezid Bey’in elinde kaldı. 1403-1408 arasında yeniden Osmanlı hakimiyetine geçti ve bir eyalet merkezi oldu.

Osmanlı dönemi
Sivas’ta bulunan yapılar 17. ve 19. yüzyıllar arasında zaman zaman Anadolu’da meydana gelen ayaklanmalardan zarar gördü. 1649’da şehirden geçen Evliya Çelebi, surların kuşattığı alanda 44 mahalleye bölünmüş 4600 ev bulunduğunu ayrıca Yukarıkale adını verdiği İçkale ve Paşa kalesindekilerle bu sayının 6060’ı bulduğunu yazar. 19. yüzyıl gezginlerinin kent nüfusu için verdikleri rakamlar genellikle birbirini tutmaz. Bu yüzyılın sonuna doğru nüfusun 30.000-45.000 arasında değiştiği sanılmaktadır.Yine 19. yüzyıl başında bütün Osmanlı topraklarında Islahat Devri başlamıştır. Önce 7 sancak ve 72 kazadan oluşan Sivas, gittikçe daralmış ve önemini kaybetmiştir. Valiliğine bile mirimiranlar atanıyordu. 1813’te bu usulden vazgeçilerek yeniden vezir atanmasına başlandı. Bir yıl sonra şehirde büyük bir veba salgını başgösterdi. Eyalet teşkilatı bazı küçük değişikliklerle XIX. yüzyıl ortalarına kadar sürmüştür. 1863’te uygulanmaya başlanan vilayetler teşkilatı içinde kurulan Sivas vilayeti; Sivas, Amasya, Tokat ve Şebinkarahisar (Karahisar-ı Şarki) sancaklarına ayrıldı. Bu durum Cumhuriyet döneminde sancakların vilayet haline getirilmesine kadar devam etti.

Milli Mücadele dönemi
Sivas’ın Milli Mücadele’nin kazanılmasında önemli bir yeri vardır. Bu mücadelenin hazırlık döneminde Mustafa Kemal Paşa önce, 27 Haziran 1919’da Samsun’dan Erzurum Kongresi’ni takiben burda 4 Eylü 1919’da Sivas Kongresi’ni topladı ve 18 Aralık 1919’da Ankara’ya gitmek üzere şehirden ayrıldı. Gerek 1927’de Chicago Üniversitesi’nden gelen arkeologların ve gerekse 1945 yılında da Türk arkeologların yaptığı kazı ve araştırmalara göre Sivas tarihin ilk dönemlerinden itibaren yerleşim birimi ve şehir merkezidir. Ayrıca en eski dünya medeniyetleri olan Persler, Etiler, Hititler, Asurlar Sivas’ta hüküm sürmüşlerdir.

Karadeniz’in tek yolcu treni olan Samsun Postası Sivas’tan gönderiliyor. Ayrıca Sivas, tren istasyonu olarak büyük bir kavşak konumundadır.Bugün birçok ilin demiryolu bağlantısı direkt olarak Sivas üzerine kuruludur. Sultan II. Abdülhamid döneminden beri vardır. Cumhuriyet tarihinin de ilk vagon ve lokomotif fabrikası ve Cer atölyesi TÜDEMSAŞ 1939’da Sivas’ta kuruldu. TÜDEMSAŞ kurulduğunda dünyanın en ileri tesislerinden biriydi. 2003 yılında Irak Savaşı’nın başlarında TÜDEMSAŞ Saddam yönetiminin başında bulunduğu Irak’a 300 vagonluk ihracat yaptı. Bugün hala dünyanın değişik yerlerinden TÜDEMSAŞ’a gelen siparişler değerlendirilmektedir ve ihracatlar devam etmektedir. Tüdemsaş Sivas’ın geçim kaynağı ve bel kemiğidir.

Atatürk’ün ‘Cumhuriyetin Temellerini Burada Attık’ dediği Sivas’ta 4 Eylül 1919’da, Sivas Erkek Lisesi’nde toplanan Sivas Kongresi, alınan kararlar bakımından Kurtuluş Savaşı öncesi toplanan en önemli kongredir. Hiçbir ülkenin manda ve himayesinin kabul olunmayacağı ve milletin istikbalinin yine milletin azim ve kararıyla kurtulacağı kararları bu kongrede alınmıştır.

İklim

Matrakçı Nasuh’un Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i ‘Irâkeyn adlı eserinde yer alan Sivas minyatürü, 1537.

Geminbeli Geçidi karşısında dağ manzarası
Sivas, sert bir karasal iklim yapısına sahiptir. Kışları soğuk ve sert geçer, kış aylarında bol kar yağışı görülür ve ortalama 4-5 ay karla örtülüdür. Yazları sıcak kurak ve kısa süreli, ilkbahar ve sonbahar ayları yağmurlu geçer. Sivas coğrafi olarak İç Anadolu, Dogu Anadolu ve Karadeniz bölgelerinin kesiştiği noktadadır.Bu nedenle Karadeniz bölgesindeki Suşehri, Akıncılar, Gölova, Koyulhisar ve kısmen Kuzey Zara ve Doğanşarın bitki örtüsü, havanın sertliği ve sıcaklığı, yağış oranı farklıdır.Bu bölgelerde Sivastan farklı olarak Giresun dağları üzerinde yaylalar ve çok endemik orman alanları bulunur.

Yapılan gözlem ortalamalarına göre (son 50 yıl içinde gözlenen) en soğuk ay -34.6 derece ile Ocak ayıdır. En sıcak ay 38.3 derece ile Temmuz ayıdır, aylık yağış ortalaması en yüksek ay Mayıs, en düşük ay Ağustostur. 1992 yılında gözlenen en yüksek nem oranı %80.0 ile Aralık ayı; en düşük nem %55.2 ile Ağustos ayıdır. Aynı yılda en yüksek basınç 874.1 mb olarak Ocak ayı, en düşük basınç ise 868 mb olarak Şubat ayıdır.Kışın çok soğuktur.

Nüfus
Yıl Toplam Şehir Kır
1965[2] 169.964 108.320 61.644
1970[3] 195.908 133.979 61.929
1975[4] 214.346 149.201 65.145
1980[5] 239.817 172.864 66.953
1985[6] 265.768 198.553 67.215
1990[7] 270.329 221.512 48.817
2000[8] 299.935 251.776 48.159
2007[9] 335.002 294.402 40.600
2008[10] 329.011 288.693 40.318
2009[11] 338.728 300.795 37.933
2010[12] 354.913 318.488 36.425
2011[13] 345.762 310.647 35.115
2012[14] 346.629 312.587 34.042
2013[15] 348.623 315.107 33.516
2014[16] 351.431 319.532 31.899
2015[17] 359.219 329.082 30.137
Kültür
Sivas geniş toprakları nedeniyle geniş ve büyük bir kültüre sahiptir. Sivas ilinin genelinde Batı Anadolu Ağızları kullanılır. Karadeniz bölgesinde kalan ilçelerinde Karadeniz şivesi görülürken, merkez ile çevre ilçeler Tokat ve diğer illere daha yakındır. Doğu Karadeniz’deki ilçelerinde kısmen Karadeniz ağzı ve kültürü görülürken, İç Anadolu ilçelerinde bozkır ve Sivas yöresine özgü Sivas folklorü görülür. Yeşilırmak havzasında bulunan Karadeniz ilçeleri olan Suşehri, Akıncılar, Gölova, Koyulhisar bölgesi davul, zurna, horon, mikroklima iklim ve yayla bölgesidir. İç Anadolu da ise gene Türkmen kültürü ile yer yer Balkan muhacirleri ve Kafkasya göçmenlerinin kültürleri ve gelenekleri de görülür. Bu geniş coğrafya alanında pek çok yöresel sanatçılar da yetişmiştir. Karadeniz ilçelerinde kemençe ve tulum üstadları, İç Anadolu ve Doğu Anadolu ilçelerinde saz, aşık geleneği ve üstatları yetişmiştir.

11. yüzyılında kurulan Surp Nişan Ermeni Manastırı 1980 senelerde yok edildi.

Kangal : Sivas’ın 86 km. güney-doğusundadır. İlçeye 13 km. uzaklıkta, Kavak Köyü mevkiinde bulunan Balıklı Kaplıca sedef hastalığını tedavi edici özelliği ile sağlık turizmi açısından çok önemli bir yerdir. Alacahan kasabasındaki Alacahan Kervansarayı, Halil Rıfat Paşa Köprüsü, Tekke Köyündeki Samut Baba Kümbeti görülmeye değer bir tarihi eserlerdir. İlçede ayrıca Meydan Cami, Kuşçu Köyü Cami, Şeyh İbrahim El Aziz Cami, Demiryurt Cami, Acısu Köprüsü, Şeyh Merzuban Türbesi, Pir Gökçe (Pir Göcek) Türbesi, Demiryurt Mağaraları görülmeye değer yerlerdir. İlçe sınırları içinde Oyuklu Höyüğü, Lafçılar Ağılı Höyüğü, Kültepe ve Tepecik Höyükleri vardır.

Koyulhisar : Sivas’a 180 km. uzaklıktadır. Eğriçimen, Kengercik,Arpacık, Sarıçiçek yaylaları doğal güzelliği olan yerlerdir. Önemli tarihi eserleri; Aşağı Kale (Kale-i Zir), Yukarı Kale (Kale-i Bala), Fatih Camii, Hacı Murat Hanı’dır. Gökmedrese, Çifte Minareli Medrese, Şifaiye Medresesi, Buruciye Medresesi, Ulu Cami kentteki en önemli Selçuklu dönemi eserleridir. Bunlardan Şifahiye Medresesi’ndeki yangın izleri Orta Asya’dan gelip Anadolu’yu ele geçirmeye çalışan Timurlenk’in, 180 000 kişilik ordusu ve filleriyle ani bir baskın yapıp 4.000 kişilik Osmanlı ordusunu gafil avladığında yaptığı büyük tahribat ve zulümün canlı kanıtı olarak korunmaktadır.

Sivas-Yozgat il sınırı.
Osmanlı döneminde Bölge Eyaleti olmuştur. 1516 yılında alınan karara göre Sivas’a; Kayseri, Tokat, Amasya, Yozgat, Çorum, Kastamonu, Erzincan, Darende ve Arapkir ilçe olarak bağlandı.

Dünyaca ünlü kangal köpeği, Sivas’ın Kangal ilçesinde[18] yetişmektedir. Kangal köpeği genetik olarak en mükemmel kombinasyonlardan birine sahiptir ve yüksek seviyede eğitilebilirlik özelliği taşımaktadır.

Ulaşım
Sivas Belediyesi Halk Otobüsleri
Sivas Havaalanı
Tren
Hızlı
Ekonomi
İl ekonomisinde tarım ve sanayi sektörü ilk sırada yer almaktadır.Bu sektörleri ticaret ulaştırma ve haberleşme sektörleri takip etmektedir. Özellikle demir ve demirciliğe dayalı sanayi lokomotif sektör olarak ön plana çıkmıştır. Türkiye’nin önemli enerji kaynaklarından biri olan Kangal Termik Santralı Sivas’tadır. Ayrıca Gemerek ilçesinde Sızır Hidroelektrik Santrali vardır. Sivas’ta Türkiye’nin en büyük linyit işletmesi bulunmaktadır.

Tarım
Sivas öncelikle bir tarım şehridir. Tarım üretiminde buğday, arpa, çavdar, ay çekirdeği, patates ve şeker pancarı bölge üretiminde en fazla payı alan ürünlerdir. Sivas küçükbaş, büyükbaş hayvan varlığı ve arı kovanı sayısı bakımından önemli bir paya sahiptir.

Sanayi
Küçük sanayi siteleri ve organize sanayi bölgeleri sanayi sektörünün altyapısı olarak değerlendirilebilir. Sivas’da KSS kapsamında 1606 işyerinde 4353 kişi çalışmaktadır.İlde 10 KSS faaliyet göstermektedir.Kangal KSS, Gürün KSS ve Yıldızeli KSS nin inşaat çalışmaları sürmektedir.

Sivas ili, Türkiye Cumhuriyeti’nin İç Anadolu Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan bir ildir. Sivas ili, Mezopotamya ve arasında kervanların geçtiği bölgede olduğu için, Selçuklular döneminde tüccarların ziyaret ettiği bir merkez haline gelmiştir. Ülkemizde Konya’dan sonra en çok Selçuklu eserinin bulunduğu il Sivas’tır. 13.yüzyıla ait Gök Medrese, Çifte Minareli Medrese ve Mavi Medreseleri çini sanatı açısından mutlaka görülmeye değer yerlerdir. Ulu Camii ise 1100 yılında inşaa edilmiştir. Ayrıca Sivas Türkiye’nin yüzölçümü açısından en büyük ikinci ilidir, başka bir özelliği ise Türkiye’nin en büyük yerleşim birimi olmasıdır.

Sivas coğrafi açıdan kıraç, yeşili az, sert iklimli bir yerdir. Ikliminin elverdiği ölçüde yetiştirilebilen ancak tahıl ürünleri, şeker pancarı, patates gibi ürünlerdir.

Türk İstiklâl Savaşı’nın temellerinin atıldığı, Selçuklu devrinin dev eserleriyle süslü, yüzölçümü bakımından Konya’dan sonra ikinci sırada yer alan bir ilimiz. Sivas ili topraklarının büyük kısmı İç Anadolu’nun yukarı Kızılırmak bölümünde diğer kısımları ise Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgesinde olup, 35° 50’ ve 38° 14’ doğu boylamları ile 38° 32’ ve 40° 16’ kuzey enlemleri arasında yer alır. Kuzeyden Giresun, Ordu ve Tokat; doğudan Erzincan; güneyden Malatya, Kahramanmaraş, Kayseri; batıdan Yozgat illeriyle çevrilidir. Trafik numarası 58’dir.

Sivas İlçeleri

A
[+] Akıncılar (1)
[+] Altınyayla, Sivas (1)
D
[+] Divriği (2)
[+] Doğanşar (1)
G
[+] Gemerek (1)
[+] Gölova (1) G (devam)
[+] Gürün (2)
H
[+] Hafik (1)
K
[+] Kangal (1)
[+] Koyulhisar (1)
S
[+] Sivas merkez (0)
[+] Suşehri (2) U
[+] Ulaş (1)
Y
[+] Yıldızeli (1)
Z
[+] Zara (1)
İ
[+] İmranlı (2)
Ş
[+] Şarkışla (2)

Nüfus 633.347[1]
― Şehir nüfusu 417.756[1]
― Köy nüfusu 210.845[1]
Yüzölçümü 28.488 km²
Nüfus yoğunluğu 22.41 kişi/km²

Yapısı
Sivas, yözülçümü itibariyle Türkiye’nin ikinci büyük ilidir. Toprakları üç bölgeye yayılmıştır. İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgesinde yer alır. Gerek iklim gerekse doğa koşulları ile bir Doğu Anadolu şehri sayılabilir. Yerlesim yeri sayisi acisindan Sivas Türkiyede birinci sirayi alir. Günümüzdeki Sivas halkinin bir kismi `93 harbi dedigimiz 1877/78 deki Osmanli-Rus savasindan sonra yöreye yerleştirilmiş Çerkez ve diger Kafkas göcmenleridirler.İklim sert olduğundan dolayı tarım yapılamamaktadır.Şehir merkezi alan olarak askeri kışlalar ve üniversite kampüsü arasına sıkışmıştır.

Adının kökeni
Şehrin adı kentin antik dönemdeki adı olan Sebastia sözcüğünün evrimleşerek Türkçeleşmesiyle bugünkü halini almıştır. Sebastia ismi de Yunancada saygıdeğer, yüce anlamına gelir ki, Latince Augustus’un Yunanca karşılığıdır. Bu da Pontuslar tarafından kurulan kentin Roma İmparatoru Augustus onuruna onun ismiyle adlandırıldığına delalet eder.

Halk arasindaki rivâyetlere göre ise Sivas kurulmadan önce ulu ağaçlar altında kaynayan üç pınar varmış. Bu pınar Tanrıya şükür, ana ve babaya minnet ve küçüklere şefkat duygularını ifâde edermiş. Bu üç pınara “Sipas Suyu” denirmiş. Zamanla mukaddes sayılan bu üç pınarın etrâfında küçük bir yerleşim merkezi kurulmuş ve “Sipas” ismi verilmiştir. Diğer bir rivâyete göre ise Sivas ismi eski kavimlerden “Sibasipler”den gelmektedir. Sivas ilk çağlarda Talavra, Megalapolis, Karana ve Diyapolis isimleriyle anılmıştır.

Sivas ismi ile ilgili bir başka rivâyete göre ise, kentin adı Farsçada “üç değirmen” mânâsına gelen “Sebast” kelimesinden gelmektedir; Sebast ismi zamanla halk dilinde Sivas olarak yerleşmiştir. Sivas ismi bu şekilde oluşmuştur

Görülmesi Gereken Yerler
Sivas sıcak çermik, Sivas Yıldızeli yolu üzerinde sivasa yaklaşık 24 km uzaklıkta olup toplu taşıma araçları ile varmak mümkündür

Sivas soğuk çermik, İl merkezine 19 km. uzaklıkta olup, suyun sıcaklığı 28 derecedir. Konaklama tesislerinin yanı sıra çoğunlukla çadır kurulmaktadır. Kaplıca çevresi ilginç bir topografya ve bitki örtüsüne sahiptir. Kaplıca suyu içildiğinde mide, bağırsak ve safrakesesi hastalıklarına iyi gelmektedir.

Kangal balıklı çermik, Sivas’a 96 km. , Kangal ilçe merkezine 13 km. uzaklıkta olup sivastan her saat başı toplu taşıma araöları ile varmak mümkündür.Kangal Balıklı Kaplıca; ülkemiz termal kaplıcaları içerisinde kendine özgü bir yeri vardır. Tedavi özelliği itibari ile dünyada bir benzerini bulmanın mümkün olmadığı kaplıca, ilmi ve tıbbi bir mucizeyi “Sedef Hastalığını tedavi ederek” sergilemektedir.

Şehir de bir çok Selçuklu ve Osmanlı eserleri bulunmaktadır:

Buruciye Medresesi
Gök Medrese
Çifte Minareli Medrese
Şifaiye Medresesi
Valilik Binası
Jandarma Binası
Selçuk Anadolu Lisesi Binası
4 Eylül Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi
Susamışlar Konağı
Abdi Ağa Konağı
İnönü Konağı
Kangal Ağası Konağı
Osman Ağa Konağı
Ali Baba Konağı
Taş Han
Behram Paşa Hanı
Ziya Bey Kütüphanesi
Kale Camii
Paşa Camii
Ulu Camii
Kargakalesi Köyü

Şehir dışı diğer tarihi yapılar:

Divriği Ulucamii (Divriği)
Divriği Kalesi ve Kale Camisi (Divriği)
Yıldız köprüsü (Yıldızeli-Sivas karayolu Yıldız Nehri üzeri)
Tödürge Kaya Mağaraları (Zara)
Doğa Harikaları:’

Sızır Şelalesi (Gemerek)
Hafik Gölü ve Lota Gölü (Hafik)
Tödürge Gölü (Zara)
Gökpınar Gölü (Gürün)
Paşabahçe park, mesire ve piknik alanı (Sivas)
Ütük Gölü

Related posts:

Denmark
Greece
Aydın

Bir önceki yazımda « makalem ilgini çekebilir. Okumak istermisin ?
yorum yok
11 okuma
8 Şubat, 2017
Emre
Emre

Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin.


ETİKETLER :

Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?


Show Buttons
Hide Buttons