Trabzon

Trabzon Sohbet

Trabzon, Karadeniz Bölgesi’nin Doğu Karadeniz bölümünde yer alan merkezii bir şehirdir.

Karadeniz sahili ile Zigana Dağları arasında yer almakta olup yüzüölçümü açısından az bir alan kaplar.Batısında Giresun’a bağlı Eynesil ilçesi, güneyinde Gümüşhane’ye bağlı Torul ilçesi ve Bayburt, doğusunda da Rize’ye bağlı İkizdere ve Kalkandere ilçeleri, kuzeyi Karadeniz ile çevrili antik çağ’dan beri varlığı bilinen il ve il merkezinin adıdır. Şehrin merkez nüfusu 2009 yılına göre 980.523’tur.1935’te 30.000 olan nüfusu 1990’da 361.886’ya, 2000’de 663.949’a, 2007’de 740.569’e çıkmıştır.

Coğrafya
Dar bir sahil şeridinin ardında denize dikey uzanan dağlık bir araziye sahip olan ilin merkezi Boztepe (antik Minthrion tepesi) üzerine kurulmuştur. İl topraklarının % 22,4 yayla, % 77,6 si ise tepelerden oluşmaktadır.

Dereler
Değirmendere (Piksidis), Yanbolu, Fol,Ağasar,İskefiye,Kalenima, Karadere(Araklı), Küçükdere, Koha, Sürmene (Manahos), Solaklı, Baltacı deresi,Sera Deresi

Trabzon ilçeleri
Akçaabat
Araklı
Arsin
Beşikdözü
Çarşıbaşı
Çaykara
Dernekpazarı
Düzköy
Hayrat
Köprübaşı
Maçka
Merkez
Of
Sürmene
Şalpazarı
Tonya
Vakfıkebir
Yomra
Tarih
Antik çağ
Eusebius’a göre şehrin kuruluş tarihini MÖ 756 olmakla birlikte bu iddia Trabzon’u İstanbul, Roma hatta, genel kanıya göre Trabzon ve diğer Doğu Karadeniz kolonizasyonunu geçekleştiren Sinop’tan daha eski bir kent yapmaktadır. Bu durum gerçekse Sinoplular varolan bir kenti MÖ 630 tarihinden sonra yeniden kolonize etmiş olmalıdırlar. Anabasis’te geçen “Pontos Euksenios kıyısındaki bu şehir Sinope’nin Kolhis ülkesindeki kolonisidir”ifadesi daha sonra Arrian ve Peripleus tarafından da onaylanmıştır.[1] Merkezinde Yunanlıların çevre köylerinde bugünkü Lazların ataları olan Kolhislilerin ve Tsanlar’ın yaşadığı Trabzon, Antik çağ ve sonrasında Zigana geçidi üzerinden Ermenistan ve Euphrates civarında üretilen ticari malların takas edildiği ticaret merkezi ve dış ülkelere satıldığı bir ihraç limanı özelliğindeydi. Pontus İmparatoru Mithridates’in Roma İmparatorluğu ile giriştiği bir dizi savaşı kaybetmesinin ardından Anadolu topraklarının yanısıra Trabzon’da Roma hakimiyetine girmiştir.

Roma ve Bizans
Pompey’e karşı mücadelesinde Mithridates’e destek vermeyen Trabzon Roma döneminde ödüllendirilmiş serbest şehir statüsü kazandırılmıştır. [2] Bizzat kente gelen Arrian, Trapezus’un Roma döneminde güney Karadenizdeki en önemli liman kenti olduğunu belirtmiştir. Roma İmparatoru Hadrian döneminde restore edilen kente, Trajan döneminde Pontus Kapadokyası eyaletinin başkenti olmuş ve yeni bir liman inşa edilmiştir.[3] Gallianus döneminde bir Germen kabilesi olan Gotlar tarafından yağmalanmış [4], Justinian döneminde tekarar onarılarak eski konumunu kaznamıştır. İstanbul’un Latinler tarafından işgali üzerine Komnenos ailesi,Trabzon’a sığınarak 1461 tarihine Osmanlı fethine dek sürecek bağımsız bir krallık (Trabzon İmparatorluğu) kuracaklar, kendilerini Roma İmparatoru ilan edeceklerdi [5]

Trabzon İmparatorluğu

Sümela manastırı, Trabzon 2007Komnenos hanedanından VII. Michael Latin işgali nedieniyle Trabzon’a gelerek teyzesi Gürcü kraliçesi Tamar’nın da desteğiyle kendini Roma İmparatoru ilan etmişse de Batı özellikle Vatikan Trabzon İmparatorunu küçümseyerek “Laz hükümdarı” olarak tanımlamıştır [6]. Trabzon imparatorları başlangıçta diğer Bizans (Doğu Roma) imparatorları gibi çift başlı (aetos) figürünü sembol olarak kullanmışlarsa da Latin işgalinin sona ermesi ve Konstantinapolis’de yeniden yasal yönetimin iktidarı ele geçirmesiyle, bir çatışmaya sebebiyet vermemek için bugün Trabzon Ayasofya müzesinin giriş kapısının üzerinde rölyefi bulunan tek başlı kartal sembolü tercih etmişlerdir. Cenevizliler ile Venedikliler, Moğollar ile Osmanlılar hatta çeşitli Türkmen (Akkoyunlu kabile federasyonuna mensup) klanları ile denge politikası sürdürerek, varlığını sürdürebilen bu zengin liman kenti, İstanbul’un fethinden sekiz yıl sonra (1461) Fatih Sultan Mehmet tarafından Karadeniz’deki çeşitli beylikler, İtalyan kolonileri ve Kırım’la birlikte ele geçirilerek İpek yolunun stratejik anahtarının Osmanlı hakimiyetine girmesi sağlanmıştır.
Trabzon İmparatorluğu, 1265. William R. Shepherd, Historical Atlas, 1911 Osmanlı İmparatorluğu
I. Bayezid’in 1398 de Samsun yöresini almasından sonra Trabzon Komnenos Krallığı Osmanlı Devletine yıllık vergi ödemek zorunda bırakılmıştır. David Komnenos, iktidarı döneminde (1458-1461) vergi ödemeyi durdurarak, önceden ödediklerini de Akkoyunlu Devleti Sultanı Uzun Hasan aracılığıyla geri istemiş, Osmanlılara karşı Avrupa’daki büyük devletlere ittifak önerisinde bulunmuştur. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet’in öncülüğündeki Osmanlı Kuvvetleri Bölgeyi kuşatarak, 1461 yılında Trabzon’u ele geçirmiş ve Komnenosların egemenliğine son vermiştir.

Trabzon, Osmanlı Döneminde önce eyalet ve sancak olarak şehzade ve mutasarrıflar tarafından idare edilmiştir. İlk sancak beyi Hızır Bey’dir. 1470 yılında sancak beyliği küçük yaşta Şehzade Abdullah’a verilmiş; Abdullah, annesi Şirin Hatunla birlikte 1479 yılına kadar Trabzon’da yaşamıştır. Yavuz Sultan Selim de şehzadeliği sırasında (1491-1512) Trabzon’da Sancak Beyi olarak bulunmuş, sonradan Kanuni ünvanı alacak olan oğlu Sultan Süleyman burada doğmuştur.

Trabzon 16. yüzyılda, merkezi Batum olan Lazistan Sancağı ile birleştirilerek eyalete dönüştürülmüş ve bu yeni idari birimin merkezi olmuştur.

1859-1864 yılları arasında Kuzey Kafkasya’da süregelen Kafkas-Rus savaşı, Çerkes ve Abaza halkının yenilgisi ile sonuçlanmış ve şehre sayıları 360.binin üzerinde göçmenin yığılmasına yolaçmıştır. Doğal olarak büyük bir afete dönüşen göç, salgın hastalıklar, açlık ve toplum içinde kaynaşmalara yolaçmıştır. Çok kısa bir zaman içinde Trabzon ve Akçakale limanları ve çevresinde ki yerleşim yereleri adeta rezervasyonlara dönüşmüştür. Bu dönem sırasında salgın hastlıklardan korakarak kaçan yerel halk yaylalara geçmiş ve şehirde yeni göçmenlerle, devlet görevlilerinden başka sadece kaçamayacak durumda olanlar kalmıştır.

1867 yılında Trabzon’da büyük bir yangın çıkmış, bir çok kamu binası da bu sırada yanmış ve kent daha sonra yeniden düzenlenmiştir. 1868 yılında vilayet olmuş, merkez sancağı dışında Lazistan, Gümüşhane, Canik Sancakları da buraya bağlanmıştır.

Birinci Dünya Savaşı sırasında, Ruslar Trabzon’a saldırır (14 Nisan 1916). Trabzonlulardan oluşan vurucu güçler (Milis), bu saldırı sırasında gerilla savaşı verirler. Bu sıralarda, cepheye gönderilmek üzere Hamidiye Zırhlısının desteğinde Trabzon Limanına gelen cephane Trabzonlu gençlerce büyük bir heyecan içinde boşaltılıp Maçka’ya taşınır.

Çaykara’da Sultan Murat Yaylasında (10 Haziran 1916), Of’ta Baltacı, Arsin’de Yanbolu Derelerinde Ruslara karşı başarılı savaşlar verilmiş, ancak o yıllardaki koşullar altında düşmanın Trabzon’a girmesine engel olunamaz ve Ruslar 14 Nisan l916 yılında Trabzon’a girer. Rusların Trabzon’da kaldığı bir yıl, on ay, on günlük süre içinde özellikle Rumlar ve Ermeniler, yerli halka büyük işkenceler yaparlar; sayısız insan öldürürler.

1917′de Rusya’da “Bolşevik Devrimi” olur, Çarlık Yönetimi yıkılır. Bunun üzerine Rus ordusunda büyük bir panik başlar. Bu Rusların Trabzon’dan çekilmesine de yol açar. Öte yandan, batıdan doğuya doğru kayan ve Karadağ’da toplanan Türk Çeteleri, Akçaabat’a inerek Yüzbaşı Kahraman Bey’in komutasında üç koldan Trabzon’a doğru yürürler ve 24 Şubat 1918 tarihinde Trabzon’a girer.

Türkiye Cumhuriyeti
Osmanlı imparatorluğunun yıkılmasından sonra Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları yeni Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyetini kurmuşlar ve Trabzonda yeni ülkenin yeni idari yapısında altmışbir (61) nolu il olarak yerini almıştır.

İlin Cumhuriyet dönemindeki sınırları kültürel ve tarihsel bir düşünceyle değil tamamen idari yapı ve merkezlere uzaklıklar baz alınarak çizilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 81 ilinden biri olan Trabzon, Doğu Karadeniz bölgesinde yer almakta ve 4.685 km2’lik yüzölçümüyle ülke topraklarının % 0,6’sını oluşturmaktadır.

Cumhuriyetin ilanından sonra Trabzonda çeşitli fabrikalar kurulmuştur.

Ulu Önder Atatürk, Cumhuriyet döneminde Trabzon’a üç kez gelir; 1924, 1930 ve 1937 yıllarında, ilk geldikleri 15 Eylül 1924 günü, Trabzonlularca “ATATÜRK GÜNÜ” olarak kabul edilir ve bu kendisine bir telle bildirilir.

Toplum ve Kültür
Halk
Trabzon halkı adet , yaşam tarzı , gelenek ve görenek bakımından kendine ve yöreye özgü özellikler taşımaktadır. Trabzonda çok çeşitli türkmen boyları yaşamaktadır. Çepniler ise bölgede Şalpazarı ve Beşikdüzü ilçesinin Şalpazarına yakın köylerinde 29 kadar köyde yaşamakta olup en eski Türkmen geleneklerini hala sürdürmektedirler. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde; “Fâtih Sultan Mehmed Han Gazi toprağı mis kokulu ve mekanı cennet olsun hazretleri bu kaleyi feth ettiğinde dört tarafında bulunan bölgelerden çeşitli insanları sürerek Trabzon’a nakl ettirip iskân ettirdi. Öyle imar oldu ki sanki insan deryası oldu. Halkının çoğunluğu Lazlardan oluşan insanlar topluluğudur.” demektedir. Trabzon halkının fiziki özelliklerinden söz ederken de, “Beşinci iklimde bulunduğu için suyu ve havasının tatlılığından bütün halkı gezip eğlenmeye hevesli ve zevk ehli olup içmeye ve eğlenmeye düşkünlerdir. Gamsız ve aldırışsız zarif dostlar ve âşık kimseler olduklarından yüzlerinin renkleri kırmızımsıdır. Kadınlar kısmı Abaza, Gürcü ve Çerkes güzelleri olduklarından güzel erkek ve kız çocukları olur ki sanki her biri birer ay parçası ve güneş pençesidirler.” diye tarif etmektedir.

Dil
Trabzonda kesintisiz altı asırdan fazla süredir Türkçe konuşulmaktadır. Pontus Rumcası Lazca, Gürcüce, Rusça, Ermenice ve Farsça’dan çok sayıda ödünç kelime içeren Trabzon ağzı Özellikle alışılmadık ünsüz değişimleri ile Anadolu Türkçesi’nden derin farklılıklar içermektedir.[7]

/ b / > / p / baluk > paluk
/ d / > / t / dere > tere
/ k / > / g / katuk > gatuk
/ g / > / c / gelin > celun (Batı Trabzon)
/ c / > / ç / came > çame
/ k / > / ç / > öküz > öçüz (Merkez Çömlekçi mahallesi, Doğu Trabzon)

Trabzon’un yöresel dilinin, Giresun çepni yöresel dilinden farkı daha sert ve ağza geldiği gibi okunmasıdır. Örneğin, Giresun dilinde gitmek fiilinin çekimi Gidim, gidin, gidiyuk, gidiyusunuz şeklinde yapılır.

Köprübaşı, Çaykara, Maçka, Tonya, Of, Dernekpazarı yerleşimlerinde Rumcanın arkaik ögeler taşıyan yerel bir dialekti günümüzde de Müslümanlar tarafından 50 civarında köyde 5,000 ile 80,000 kadar kişi tarafından konuşulmaya devam etmektedir.[8]
Geleneksel kıyafetleri içerisinde Karadenizli çift, Osmanlı dönemi Giyim – kuşam [değiştir]
Osmanlı döneminde Samsun ile Batum arasında(sahil) geleneksel giyim (Laz kıyafeti olarak da bilinir) şöyledir:

Erkek: Başta iki ucu üzerinden sarık gibi dolanarak uzun kulaklı bir düğümle bağlanan ve kukula adı verilen siyah başlık. Üstte beyaz mintan ve üzerine siyah aba yelek. Altta bacak arası körüklü bacak kısmı dar zipka adı verilen siyah şalvar.
Kadın (köylü): İçte kamis adı verilen yakasız Trabzon bezinden gömlek, başta keşan peştemal, alltta etek veya üçetek elbise (zibun)bele bağlanan ve rengi yöreden yöreye değişen peştemal (fota. Üstte fermene veya kadife adı verilen yelek.
Kadın (şehirli, kasabalı): Başta tepelik, Tapla, Koursi, hotoz adı verilen gümüş ya da altın sırmalı yuvarlak tepelik. İçte kamis, üzerine zibun (üçetek) belde peştemal, lahor veya trablus.
Köylü ya da şehirli olsun Trabzon kadını (Rize ve Artvin sahilinde yaşayan Lazlar gibi) kesinlikle şalvar giymemektedir. Tek istisna Şalpazarı bölgesinde olup Çepni kadınları şalvar giymekte ve ucu püsküllü kırmızı ya da pembe belbağı takmaktadır.

Müzik ve Halk oyunları
Trabzon bölgesinin geleneksel çalgıları şimşir kaval, kemençe, davul -zurna ve yörede zimpona, dankiyo adlarıyla da bilinen tulumdur. Sayısız çeşidi olup kadın ve erkekler tarafından toplu oynanılan geleneksel dansların adı ise horondur. Ayrıca Türkmenler saz çalarlar ve saz eşliğinde çeşitli oyunlar oynarlar, bunlardankolbastı oyunu 1930 yılında Trabzon’un Faroz mahallesinde başlamıştır. Farozlu balıkçıların kendi aralarında oynadığı bir oyundur.

Mutfak
Samsun Batum arasında yeralan bölge mutfağının ayırıcı temel besinleri karalahana, mısır ve hamsi olup, bu üçlünün çorbasından ekmeğine dek sayısız kombinasyonu bulunmaktadır. Bölgeye özgü yemeklerden en karakteristik olanları şunlardır:

Mısır unundan:Kuymak (Rize’de muhlama,Vakfıkebir ve Şalpazarında yağlaş), haçapur, hamsili ekmek, lamesli ekmek
Karalahanadan: Çorba, sarma
Tatlı olarak: Kabak tatlısı, kabak pilavı (bölgede pilav ve makarna şekerli olarak tüketilir)
Hamsiden: Buğulama, hoholli hamsi, hamsili ekmek, kaygana
Fasülyeden (lobya): turşu kavurma
Mısırdan : Korkot (mısır çorbası)
Kültürel Yaşam [değiştir]
Ana madde: Trabzon’daki kütüphaneler
Trabzon ilinde tiyatro etkinlikleri Trabzon Belediye Tiyatrosu ve Trabzon Devlet Tiyatrosu tarafından yürütülmektedir.Halk eğitim merkezlerinde amatörce tiyatro, müzik ve halk oyunları çalışmaları yapılmaktadır. Müzik alanında çalışmalar yapan Devlet Klasik Türk Müziği Topluluğu’nun yanısıra karikatür ve resim çalışmaları Belediye Sergi Salonu’nda sergilenmektedir.

Tarihi-Turistik Yerler
Roma İmparatorluğu ve Osmanlı döneminde eyalet merkezi olmuş, Ortaçağ’da bir Rum imparatorluğuna başkentlik yapmış kent doğal güzelliklerinin yanısıra pek çok tarihi yapıyı barındırmaktadır. Bunların en önemlileri:

Manastırlar: Sümela Manastırı, Ayasofya müzesi,Kaymaklı Manastırı(Amenapırgiç Ermeni Kilisesi), Kızlar (Panagia Theoskepastos) Manastırı, Gregorios Peristera (Hızır İlyas)Manastırı, Kızlar (Panagia Kerameste) Manastırı, Vazelon Manastırı,
Hagaios Savas (Maşatlık) Kaya Kiliseleri,
Kiliseler ve Camiler: Hagia Anna (Küçük Ayvasil), Sotha (St. John)K, Hagios Theodoros, Hagios Konstantinos, Hagios Khristophoras, Hagios Kiryaki, Santa Maria, Hagios Mikhail, Panagia Tzita, Fatih (Panagia Khrysokephalos), Yeni Cuma (Hagios Eugenios), Nakip (Hagios Andreas Kilisesi), Hüsnü Köktuğ (Hagios Eleutherios), İskender Paşa Camii, Semerciler, Çarşı Camii, Gülbahar Hatun Camii, Trabzon valiliği ve Valievi.
Konaklar: [Atatürk Köşkü] Memiş Ağa Konağı (Sürmene), Çakıroğlu İsmail Ağa Konağı (Of), Çakıroğlu Hasan Ağa Konağı, Sarımollaoğlu Topal Mustafa Evi (Araklı)
Eğitim
Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde Trabzon’da eğitim kuruluşu olarak sekiz medrese, eğitim süresi dört yıl olan beş adet ilkokul, bir adet sanat yurdu, bir adet askeri rüştiye, bir adet idadi ve bir adet Darülmuallimin bulunmaktaydı. Günümüde Trabzon ilinde 815 ilköğretim okulu, 86 lise ve dengi okul ve 2 Aralık 1963 tarihinde öğretime açılan Karadeniz Teknik Üniversitesi bulunmaktadır.
Trabzon (Eski Yunanca: Τραπεζοῦς Trapezus, Pontus Rumcası: Τραπεζούντα Trapezunda, Gürcüce: ტრაპიზონი T’rap’izoni, Lazca : T’rapuzani ya da T’amtra[2]), Türkiye’nin bir ili ve en kalabalık yirmi dokuzuncu şehri. 2015 itibarıyla 768.417 nüfusa sahiptir. Karadeniz Bölgesi’nin Doğu Karadeniz Bölümü’nde yer alan ilin Karadeniz’e kıyısı bulunur. Karadeniz sahili ile Zigana Dağları arasında yer almakta olup yüz ölçümü açısından az bir alan kaplar. Batısında Giresun’a bağlı Eynesil ilçesi, güneyinde Gümüşhane’ye bağlı Torul ilçesi ve Bayburt, doğusunda da Rize’ye bağlı İkizdere ve Kalkandere ilçeleri bulunur.

7 Eylül 2010 tarih ve 27695 sayılı resmi gazetede yayımlanan karar ile birlikte 7 belde ve 29 köy tüzel kişilikleri kaldırılarak belediye sınırlarına dahil edilmiştir.[3] Bu son düzenleme ile birlikte belediye nüfusu 402.166’ya çıkmıştır.[4]

Trabzon, günümüzde Karadeniz Bölgesi’nin Samsun ‘dan sonra ikinci büyük kentidir. Trabzon, 12 Kasım 2012 tarihinde kabul edilen büyükşehir yasa tasarısı ile büyükşehir belediyesi olmuş ve merkez ilçe kaldırılarak Ortahisar ilçesi kurulmuştur. Trabzon iki il ile birliktede “şehzadeler şehri” olarak anılır.

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş: – Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası.

Etimoloji

Yunan mitolojisinde Lycaon’un oğlu Trapezeus’un Arkadya’daki adaşına ismini verdiği bilindiğinden, Karadenizdeki Trabzon’un da bu mitolojik kahramandan adını aldığı ve kent adının Yunan toponomi geleneğinden kaynaklandığı düşünülmektedir.[5].
Evliya Çelebi’nin 2500 yıllık bir Yunan kentinin adını 17. yüzyılda Türkçe halk etimolojisine dayandırarak verdiği Tuğra-bozan adı da kimi çevrelerce ciddiye alınmıştır.[6]
Hamilton, şehrin güney doğusunda dik yamaçlarla yükselen, fakat üstü düz olan Boztepe’nin görünüşüne bağlamış, antik Trabzon sikkelerindeki “masa” çiziminden de aldığı destekle, kente görümünden dolayı Yunanca Trapezus “masa” adının verildiğini iddia etmiştir [7]
Özhan Öztürk, Lazların ataları olan Kolhis ve Kafkasya’dan getirilen kölelerin Yunanistan anakarasına taşındığı liman kenti olan Trabzon’un adının Trapezus’un eski Yunanca metinlerde geçen mecaz kullanımı “köle satılan düz platform” (Aristo. Fr. 874)ile ilişkili olabileceğini iddia ederken [8] kentin Bijışkyan tarafından anılan diğer adı Ozinis’in [9]. Lazca “Düzlük” anlamına geldiğini kaydetmiştir.[10]

Tarihçe
1838’den kalma harita, Milat’tan hemen önceki dönemi gösterir. Haritada Trabzon’un doğusundan Abhazya’ya değin Proto-Laz oymakları: Colchis ya da Lazica, Makronlar, Sanni’ler, Moshiler vardır.

Bölgede çeşitli dönemlerde yapılan arkeolojik kazı ve yüzey taramalarında Yontma Taş (Alt Paleolitik dönem) Çağı’na ait Achelleen ve Mousterien tipi (el baltaları, kazıyıcılar, yonga aletler), Mezolitik Orta Çağ’a ait mağaralar Kalkolitik Çağ’a ait yerleşim izlerine rastlanmıştır. Bronz Çağı’nda Karadeniz kıyısında Kaşkalar adlı domuz besleyen ve kendir eken savaşçı bir halkın varlığı Hitit kaynaklarında bildirilmektedir.[11]
Antik Çağ

Eusebius’a göre şehrin kuruluş tarihini MÖ 756 olmakla birlikte bu iddia Trabzon’u İstanbul, Roma hatta, genel kanıya göre Trabzon ve diğer Doğu Karadeniz kolonizasyonunu gerçekleştiren Sinop’tan daha eski bir kent yapmaktadır. Bu durum gerçekse Sinoplular varolan bir kenti MÖ 630 tarihinden sonra yeniden kolonize etmiş olmalıdırlar.
Anabasis’te geçen “Pontos Euksenios kıyısındaki bu şehir Sinope’nin Lazların ataları olan Kolhis ülkesindeki kolonisidir” ifadesi daha sonra Arrian ve Peripleus tarafından da onaylanmıştır.[12]

Trabzon şehrinden ilk defa M.Ö. 400 yılında şehri gören Atinalı Xenophon tarafından bahsedilmiştir[13]. Merkezinde Yunanların çevre köylerinde bugünkü Lazların(Tzanlar) ataları olan Kolhislilerin ve yaşadığı Trabzon, Antik çağ ve sonrasında Zigana geçidi üzerinden Ermenistan ve Euphrates civarında üretilen ticari malların takas edildiği ticaret merkezi ve dış ülkelere satıldığı bir ihraç limanı özelliğindeydi. Pontus İmparatoru Mithridates’in Roma İmparatorluğu ile giriştiği bir dizi savaşı kaybetmesinin ardından Anadolu topraklarının yanı sıra Trabzon’da Roma hakimiyetine girmiştir.
Trabzon İmparatorluğu, 1265. William R. Shepherd, Historical Atlas, 1911
Roma ve Bizans

Pompeius’a karşı mücadelesinde Mithridates’e destek vermeyen Trabzon, Roma döneminde ödüllendirilerek serbest şehir statüsü kazandırılmıştır.[14] Bizzat kente gelen Arrian, Trapezus’un Roma döneminde Güney Karadeniz’deki en önemli liman kenti olduğunu belirtmiştir. Roma İmparatoru Hadrian döneminde restore edilen kent, Trajan döneminde Pontus Kapadokyası eyaletinin başkenti olmuş ve kente yeni bir liman inşa edilmiştir.[15] Gallienus döneminde bir Germen kabilesi olan Gotlar tarafından yağmalanmış [16], Justinian döneminde tekrar onarılsa da şehir eski görkemli günlerine dönememiştir. Bizans’ ın 6. yüzyılda Sasanilerle yapılan savaşlar, 7. yüzyılda da Arap akınları nedeniyle şehir yeniden önem kazandı. Daha sonra yeni kurulan Haldiya bölgesinin ana kenti oldu.[13] İstanbul’un Latinler tarafından işgali sırasında Komnenos ailesi tarafından 1024 yılında kurulan Trabzon İmparatorluğu’nun başkenti oldu[17].
Trabzon İmparatorluğu

Trabzon İmparatorluğu

Komnenos (Kuman) Hanedanından VII. Michael Latin işgali nedeniyle Trabzon’a gelerek teyzesi Gürcü Kraliçesi Tamar’nın da desteğiyle kendini Roma İmparatoru ilan etmişse de Batı özellikle Vatikan Trabzon İmparatorunu küçümseyerek “Laz hükümdarı” olarak tanımlamıştır [18]. Trabzon imparatorları başlangıçta diğer Bizans (Doğu Roma) imparatorları gibi çift başlı (aetos) figürünü sembol olarak kullanmışlarsa da Latin işgalinin sona ermesi ve Konstantinapolis’de yeniden yasal yönetimin iktidarı ele geçirmesiyle, bir çatışmaya sebebiyet vermemek için bugün Trabzon Ayasofya müzesinin giriş kapısının üzerinde rölyefi bulunan tek başlı kartal sembolü tercih etmişlerdir. Cenevizliler ile Venedikliler, Moğollar ile Osmanlılar hatta çeşitli Türkmen (Akkoyunlu kabile federasyonuna mensup) klanları ile denge politikası sürdürerek, varlığını sürdürebilen bu zengin liman kenti, İstanbul’un fethinden sekiz yıl sonra (1461) Fatih Sultan Mehmet tarafından Karadeniz’deki çeşitli beylikler, İtalyan kolonileri ve Kırım’la birlikte ele geçirilerek İpek yolunun stratejik anahtarının Osmanlı hakimiyetine girmesi sağlanmıştır.
1861 yılında Trabzon Vilayeti’nin sancakları: Trabzon, Lazistan, Canik, Gümüşhane
Trabzon Vilayeti’nde yaşayan hristiyanların oranı, 1896
Osmanlı İmparatorluğu

I. Bayezid’in 1398’de Samsun yöresini almasından sonra Trabzon Krallığı, Osmanlı Devleti’ne yıllık vergi ödemek zorunda bırakılmıştır. David Komnenos iktidarı döneminde (1458-1461) vergi ödemeyi durdurarak, önceden ödediklerini de Akkoyunlu Devleti Sultanı Uzun Hasan aracılığıyla geri istemiş, ayrıca Osmanlılara karşı Avrupa’daki büyük devletlere ittifak önerisinde bulunmuştur. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet 23 Mart 1461’de Edirne’den sefere çıkmış ve bir süre denizden kuşatılan şehir, Trabzon kralı David Komnenos’un Mahmut Paşa’nın yakını olan başmabeyincisi Yorgi Amiruki’nin aracılığıyla direnmeden teslim olmuştur.
Osmanlı idaresine geçen Trabzon sancak haline getirilmiştir. Bir süre müstakil olarak idare edilen sancak daha sonra Rûm Eyaleti’ne bağlandı. Sancak merkezinin Trabzon olması nedeniyle sancakta şehrin adıyla anıldı. Osmanlı yönetimine geçmesiyle şehirde yaşayanların bir kısmı İstanbul, Edirne ve diğer şehirlere gönderilirken[19], Trabzon’a da Çepniler ve diğer Türkmen toplulukları yerleştirilmiştir[20].

1470 yılında sancak beyliği küçük yaşta Şehzade Abdullah’a verilmiş; Abdullah, annesi Şirin Hatunla birlikte 1479 yılına kadar Trabzon’da yaşamıştır. Yavuz Sultan Selim de şehzadeliği sırasında (1491-1512) Trabzon’da Sancak Beyi olarak bulunmuş, sonradan Kanuni unvanı alacak olan oğlu Sultan Süleyman burada doğmuştur.

Trabzon sancağı 1582 yılında merkezi Batum olan Lazistan Sancağı ile birleştirilerek eyalete dönüştürülmüş ve Trabzon’da bu yeni idari birimin merkezi olmuştur[21].
Trabzon, Osmanlı döneminde de gerek Doğu Anadolu ve İran’ın gerekse Baharat yolu’nun Batı’ya açıldığı liman kenti olarak stratejik önemini sürdürmüş dahası İran ve Kafkasya seferlerinde askeri üs noktası olarak kullanılmıştır.1486 tahrir kayıtlarında şehirde yaşayan Müslüman halkın; çeşitli Anadolu şehrinden sürgün edilerek şehre yerleştirilen 201 hâne ile kendi istekleriyle şehre yerleşen elli altı hâneden oluştuğu belirtilmiştir. Aynı tahrir kayıtlarına göre şehirde yaşayan halkın; %65,16’sı Rumlar, %19,22’si Müslüman, %12,49’u Ermeniler, %3,13’ü ise Ceneviz ve Venedikliler’in oluşturduğu Latinler’den oluşmaktaydı. Bunun yanı sıra şehirde 400 yeniçeri, 203 kale muhafızı ile idareciler ve maiyetindeki insanlarda bulunmaktaydı.

1523 tahririnde şehirdeki Müslüman nüfusun azaldığı görülürken, tahminen 7000 kişinin yaşadığı şehrin yaklaşık %14,3’ü Müslümanlardan oluşmaktaydı. 1553 kayıtlarında şehrin nüfusu azalırken (6100), Müslüman nüfus sayısındaki yüksek artış sonucu nüfusun %47’sini Müslümanlar oluşturmaktaydı. 1583 tahririnde 10.500 kişinin yaşadığı tahmin edilen şehrin yaklaşık; %53,6’sı Müslüman, %32,5 Rum, %5,8 Ermeni ve geri kalanı da Katolik tebaadan oluşmaktaydı.

Celali ayaklanmaları, Kazancık cemaati gibi soyguncu aşiretler, yolsuzluk yapan sancakbeyleri, bölgeyi arpalık olarak kullanan beylerbeyleri (Ahmet Paşa, 1603 gibi), 1624, 1625, 1631 yıllarındaki Kazak yağmaları ve 18. ve 19. yüzyılda Rize’li Tuzcuoğulları, Memiş Ağa gibi ayanlıktan gelme yerel derebeylerin ayaklanmaları bu dönemin önemli olaylarıdır. Diğer yerel ayanlarında desteğini alan Tuzcuoğulları 18 Ağustos 1816’da şehri ele geçirmiş, şehir yağmalamaya ve tahribata maruz kalmıştır.

1859-1864 yılları arasında Kuzey Kafkasya’da süregelen Kafkas-Rus savaşı, Çerkes ve Abaza halklarının yenilgisi ile sonuçlanmış ve şehre çok sayıda göçmenin yığılmasına yol açmıştır. Dönemin raporlarına göre, sadece Kasım 1863-Temmuz 1864 arasında Trabzon limanına 180.000 göçmen gelmiştir[22]. Doğal olarak büyük bir afete dönüşen göç, salgın hastalıklar, açlık ve toplum içinde kaynaşmalara yol açmıştır. Çok kısa bir zaman içinde Trabzon ve Akçakale limanları ve çevresinde ki yerleşim yerleri adeta rezervasyonlara dönüşmüştür. Bu dönem sırasında salgın hastalıklardan korkarak kaçan yerel halk yaylalara geçmiş ve şehirde yeni göçmenlerle, devlet görevlilerinden başka sadece kaçamayacak durumda olanlar kalmıştır.
1867 yılında Trabzon’da büyük bir yangın çıkmış, birçok kamu binası da bu sırada yanmış ve kent daha sonra yeniden düzenlenmiştir. 1868 yılında vilayet olmuş, merkez sancağı dışında Lazistan, Gümüşhane, Canik Sancakları da buraya bağlanmıştır.
Birinci Dünya Savaşı sırasında, Ruslar Trabzon’a saldırır (14 Nisan 1916).
Türk nüfusun boşalttığı şehre 18 Nisan’da Rus ordusu girmiş ve Trabzon 24 Şubat 1918’e kadar Rus hakimiyetinde kalmıştır.
1917′de Rusya’da “Bolşevik Devrimi” sonrasında Çarlık Yönetiminin yıkılmasını takip eden süreç sonrasında Rus ordusu Trabzon’dan çekilmiştir. Öte yandan, batıdan doğuya doğru kayan ve Karadağ’da toplanan Türk milis güçleri, Akçaabat’a inerek Yüzbaşı Kahraman Bey’in komutasında üç koldan Trabzon’a doğru yürürler ve 24 Şubat 1918 tarihinde Trabzon’a girer. Bu olayların yaşanmasından sonra Trabzon’da nüfusun az bir kısmını oluşturan Rum ve Ermeniler şehirden çıkarılmıştır.
Trabzon limanı 1920’li yıllar

I. Dünya savaşı sırasında 17 gemilik Rus donanması tarafından topa tutulan, 1916-1918 yılları Rus işgaline uğrayan kentin Hristiyan Rum nüfusu, savaşın bitiminden sonra mübadele ile Yunanistan’a gönderilmiştir. Canlı bir ticaret kenti olan Trabzon’da köklü Rum ve Müslüman ailelerden oluşan eşrafı aktif olarak siyasetle uğraşmaktaydı. Barutçuzade Faik Ahmet Bey’in sahibi olduğu İstikbal gazetesi yerel sermaye ve aydınların düşüncelerini kamuoyuna duyurdukları en önemli haber kaynağıydı. Mondros Mütarekesi’nin ardından bölgede bir Pontus Devleti’nin kurulması hatta daha çok destek bulan bir proje olarak yeni kurulacak Ermenistan’a liman kenti olarak verilmesi gündeme geldiğinde Trabzonlular 12 Şubat 1919 tarihinde Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti’ni kurarak Osmanlı Devleti’ne bağlılığın korunması için mücadele etmeye karar vermişlerdi. Erzurum Kongresi’ne kalabalık bir heyetle katılan Trabzon heyeti ile kongreyi düzenleyenler arasında başkanlık seçimi ve kongrenin niteliği konusunda bazı pürüzler çıkmıştır. Görüş ayrılıkları derinleşince Heyet-i Temsiliye’nin Trabzonlu üyeleri Sivas Kongresi’ne katılmamışlardı. Saltanat yanlısı Trabzon valisi Galip Bey’in tutuklanması ve Türkiye Komunist Fırkası başkanı Mustafa Suphi ve 18 arkadaşının Trabzonlu kayıkçıların reisi Kahya Yahya tarafından 28-29 Ocak 1921 katli Cumhuriyet öncesi dönemin son olaylarındandır.
Osmanlı Döneminden Trabzon Temalı bir Kartpostal

1831 Osmanlı nüfus sayımına göre Trabzon merkez kazada 6.300, Vakfıkebir 19.512 , Polathane’de 8.432, Yümerek’de (Yomra) 6.775, Tonya’da 1.910, Sürmene’de 12.985, Of’ta 18.940 erkek yaşamakta olup buna Trabzon sancağındaki 11.473 reaya eklenince toplam 86.327 erkek yaşamaktaydı.[23] 1903 Trabzon Vilayet Salnamesi’ne göre Trabzon vilayetinde 972.981’i İslam, 185.784’ü Rum Ortodoks, 50.233’ü Ermeni Gregoryen, 1.506’sı Katolik, 1.140’ı Protestan olmak üzere 1.211.644 kişinin yaşadığı görülmektedir.[24]
Türkiye Cumhuriyeti

Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları yeni Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuşlar ve Trabzon’da yeni ülkenin yeni idari yapısında “altmış bir (61)” nolu il olarak yerini almıştır.
İlin Cumhuriyet dönemindeki sınırları kültürel ve tarihsel bir düşünceyle değil tamamen idari yapı ve merkezlere uzaklıklar baz alınarak çizilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin 81 ilinden biri olan Trabzon, Doğu Karadeniz bölgesinde yer almakta ve 4.685 km²’lik yüzölçümüyle ülke topraklarının %0,6’sını oluşturmaktadır.
Cumhuriyetin ilanından sonra Trabzon’da çeşitli fabrikalar kurulmuştur.
Atatürk, Cumhuriyet döneminde Trabzon’a üç kez gelir; 1924, 1930 ve 1937 yıllarında, ilk geldikleri 15 Eylül 1924 günü, Trabzonlularca “Atatürk Günü” olarak kabul edilir ve bu kendisine bir telle bildirilir.

Kent, 1923 yılında yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 61. il merkezi olarak yerini almış, 1926 yılında ilk Halk Kütüphanesi ve Ziraat Bankası, 1929’da Visera Hidroelektirik santrali, 1938’de Trabzon içme suyu tesisleri, 1942’de Trabzon Lisesi, 1947’de Trabzon Numune Hastanesi, 1949’da Göğüs Hastalıkları Hastanesi, 1954’de Trabzon limanı, 1957’de Trabzon havaalanı, 1958’de SSK Hastanesi, 1964’de Ayasofya müzesi, 1967’de çimento fabrikası açılmş, 1976 yılında Trabzonspor futbol takımı Türkiye 1. Ligi şampiyonluğunu kazanarak bu ünvanı İstanbul’dan Anadolu’ya taşımayı başaran ilk futbol takımı olmuştur.

1949 yılında 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu uygulamasıyla Anadolu’da bulunan 78 bin civarında ki yerleşim adından 28 bin kadarının adı Türkçe olmadığı gerekçesiyle değiştirilmiş olup büyük bölümü Romeika olan Trabzon köy adları da değiştirilerek yerlerine Türkçe isimler konulmuştur.

2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanun ile Trabzon’da sınırları il mülki sınırları olan büyükşehir belediyesi kuruldu ve 2014 Türkiye yerel seçimlerinin ardından büyükşehir belediyesi çalışmalarına başladı.[25]
Coğrafya

Dar bir sahil şeridinin ardında denize dikey uzanan dağlık bir araziye sahip olan ilin merkezi Boztepe (antik Minthrion tepesi) üzerine kurulmuştur. İl topraklarının % 22,4 yayla, % 77,6’sı ise tepelerden oluşmaktadır.

İldeki dereler; Ağasar deresi, Değirmendere, Yanbolu, Fol, Karadere, Koha, Manahos (Sürmene), Solaklı, Baltacı deresi, Kalapotama deresi, Maçka Deresi ve Galyan Deresi’dir. İldeki göller ise Çakırgöl, Uzungöl, Sera Gölü ve Haldizen Gölü’dür.
İklim

Karadeniz’e özgü ılıman iklime sahip kentte hava sıcaklığı yıl boyunca 7,4-23,5 °C arasında değişirken yaz ortalaması 22,3 °C, kışın ortalama en düşük sıcaklık ise 4,4 °C civarındadır. Trabzon’da yerel il meteroloji istasyonlarınca bugüne kadar ölçülen en düşük sıcaklık −7 °C (15 Ocak 1950), en yüksek sıcaklık ise 37,8 °C (17 Mayıs 1988) olmuştur.[26]
[gizle]Nuvola apps kweather.svg Trabzon iklimi Weather-rain-thunderstorm.svg
Aylar Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Yıl
En yüksek sıcaklık rekoru, °C 25,9 28,2 35,2 37,6 37,8 35,9 37,0 34,8 33,2 33,8 30,3 26,4 37,8
Ortalama en yüksek sıcaklık, °C 10,9 11,0 12,2 15,6 19,2 23,5 26,2 26,8 24,0 20,1 16,5 13,1 18,2
Ortalama sıcaklık, °C 7,5 7,4 8,5 11,9 16,0 20,4 23,2 23,5 20,4 16,5 12,7 9,6 14,8
Ortalama en düşük sıcaklık, °C 4,7 4,4 5,6 8,8 13,0 17,2 20,1 20,6 17,5 13,6 9,8 6,7 11,8
En düşük sıcaklık rekoru, °C −7 −6,1 −5 −2 5,2 9,2 13,5 13,8 8,5 3,4 −1,6 −3,1 −7
Ortalama yağış, mm 79,0 61,0 58,5 57,2 52,7 50,7 34,4 45,5 78,1 116,4 96,1 80,6 810,2
Kaynak: Meteoroloji Genel Müdürlüğü[26]
Nüfus

2015 itibarıyla nüfusu 768.417’ye yükselmiştir.[27]
Yıllara göre nüfus verileri
1960 532.999
1955 462.249
1950 420.279
1945 395.384
1940 390.733
1935 360.679
1927 290.000
Trabzon il nüfus bilgileri
Yıl Toplam Sıra Fark Şehir – Kır
1965[28] 595.782 14
%18 108.492
487.290 %82
1970[29] 659.120 14 %11Dark Green Arrow Up.svg
%21 138.435
520.685 %79
1975[30] 719.008 14 %9Dark Green Arrow Up.svg
%24 171.570
547.438 %76
1980[31] 731.045 20 %2Dark Green Arrow Up.svg
%26 186.580
544.465 %74
1985[32] 786.194 20 %8Dark Green Arrow Up.svg
%30 239.553
546.641 %70
1990[33] 795.849 23 %1Dark Green Arrow Up.svg
%38 303.612
492.237 %62
2000[34] 975.137 19 %23Dark Green Arrow Up.svg
%49 478.954
496.183 %51
2007[35] 740.569 26 -%24Red Arrow Down.svg
%54 396.646
343.923 %46
2008[36] 748.982 27 %1Dark Green Arrow Up.svg
%52 390.797
358.185 %48
2009[37] 765.127 26 %2Dark Green Arrow Up.svg
%53 408.103
357.024 %47
2010[38] 763.714 27 -%0Red Arrow Down.svg
%54 415.652
348.062 %46
2011[39] 757.353 29 -%1Red Arrow Down.svg
%56 421.504
335.849 %44
2012[40] 757.898 29 %0Dark Green Arrow Up.svg
%56 426.882
331.016 %44
2013[41] 758.237 29 %0Dark Green Arrow Up.svg
%100
%0
2014[42] 766.782 28 %1Dark Green Arrow Up.svg
%100
%0
2015[43] 768.417 28 %0Dark Green Arrow Up.svg
%100
%0
Ekonomi
Bu alt başlık {{{1}}} tarihinden beri geliştirilmeye ihtiyaç duyuyor. Bu alt başlığın geliştirilmesi gerekiyor.
Kültür
Yayla Evleri
Halk

Trabzon halkı, adet, yaşam tarzı, gelenek ve görenek bakımından kendine ve yöreye özgü özellikler taşımaktadır. Trabzon’da çeşitli Türk boyları yaşamaktadır. Çepniler Şalpazarı, Beşikdüzü, Düzköy, Vakfıkebir, Akçaabat, Çarşıbaşı, Of ve Sürmene ile Araklı ilçelerinde yaşamakta olup bazı yöreler en eski Türkmen geleneklerini hala sürdürmektedirler. Trabzon genelinde Çepni, Çebi, Hamzaçebi, Akifçebi, Çep, Çapoğlu, Çebili, Çepnioğlu, Çetmi gibi soyadları oldukça yaygındır. Bu da bölgedeki Çepni Türklerinin varlığını göstermektedir. Osmanlı döneminde Trabzon’un da içinde bulunduğu Ordu-Giresun-Trabzon-Gümüşhane bölgesine “Vilayet-i Çepni” de denmekteydi. Ayrıca Evliya Çelebi, eserinde Trabzon bölgesi için “20.000 Çepni Türkmen çadırının bulunduğu yer.” olarak bahsetmektedir. Fatih zamanında Oğuzlar’ın Avşar boyundan olan Karamanoğullarından gelen Türkmenler ile Halep-Irak bölgesinden gelen Türkmenler de Trabzon’a yerleştirilmişlerdir. Ayrıca bölgeye(Özellikle Trabzon,Rize ve Artvin) çok sayıda sarışın-kumral renkli gözlü bir yapıya sahip olan 100.000’den fazla Kuman-Kıpçak Türkleri de yerleşmiştir. Hristiyan olan bu Türkler; bölgeye Osmanlı İmparatorluğu’nun hakim olmasıyla Müslümanlığa geçtiler. Trabzon, Osmanlı’nın dağılmasından sonra Kırım Türkleri tarafından da yerleşim yeri olarak seçilmiştir. Bölgedeki Rum nüfus 1923 yılında Yunanistan ve Türkiye arasında yapılan “Nüfus Mübadelesi” ile gönderilmiştir. Ancak bir kısmı Müslüman olmuş fakat zaman içerisinde Türkleşmiştir. Ufak bir kısmı ise Pontus Rumcası konuşmaktadır.

Şalpazarı, Ağasar vadisindeki Çepniler yöreye 13.-14. yüzyıllar arasında yerleştiler. Dede Korkut masallarında bahsi geçen folklorik birikime ve Trabzon’un diğer yörelerinden kolayca ayrılabilen Türkmen diyalektine rastlanır.
Dil

Trabzon halkı, bugün Azerbaycan’ın Şeki bölgesiyle büyük benzerlikler gösteren bir Türkçe kullanmaktadır. Trabzon’un batısındaki konuşmalarda genellikle Çepni ağzı yaygınken doğuya doğru gidildikçe konuşulan Türkçenin daha sert bir hal aldığını ve Kıpçak-Kuman ağzına döndüğünü görürüz. Örnek vermek gerekirse Trabzon’da sıkça kullanılan “haçan (ne zaman, mademki), uşak (çocuk, evlat), afkurmak (boş konuşmak, çemkirmek), ula (oğlan/ulan), gız (kız), kitmek (gitmek) gibi sözcüklerin öz Türkçeden gelen sözcükler olduğu ve diğer Türk devletlerindeki Kıpçak Türkçesiyle eşleştiği görülmektedir. Trabzon’da ayrıca sayısı tam bilinmemekle beraber 5.000 civarında olduğu tahmin edilen konuşucu tarafından da Romeika (Antik Roma Dili/Rumca) konuşulmaktadır. Bu dil Çaykara, Dernekpazarı, Tonya, Maçka ilçelerinde toplamda yaklaşık 45 köy insanı tarafından bilinmektedir.[kaynak belirtilmeli]
Giyim

Trabzon bölgesinde giyim, batı ve doğu bölgesi olarak ikiye ayrılabilir. Batı bölgesi genelde daha çok Türkmen özelliği gösterirken doğu bölgesi daha çok Kuman-Kıpçak ve Transkafkas giyim özelliği gösterir. Kadınlarda fistanlar daha çok büyük çiçeklerle süslü, renkli ve bolca işlemelidir. Erkekler ise bölgenin yerel giysisi olan zıpka, kukula, körüklü üçlüsünü kullanmaktadır.

Erkek

Başta iki ucu üzerinden sarık gibi dolanarak uzun kulaklı bir düğümle bağlanan ve kukula adı verilen siyah başlık vardır. Üstte beyaz mintan ve üzerine siyah aba yelek vardır. Altta bacak arası körüklü bacak kısmı dar zipka adı verilen siyah şalvar vardır.

Kadın (köylü)

İçte kamis adı verilen yakasız Trabzon bezinden gömlek, başta keşan peştemal, alltta etek veya üçetek elbise (zibun) ve rengi yöreden yöreye değişen peştemal vardır.Üstte fermene veya kadife adı verilen yelek vardır.

Kadın (şehirli, kasabalı)

Başta tepelik, Tapla, Koursi, hotoz adı verilen gümüş ya da altın sırmalı yuvarlak tepelik. İçte kamis, üzerine zibun (üçetek) belde peştemal, lahor veya trablus. Köylü ya da şehirli olsun Trabzon kadını (Rize ve Artvin sahilinde yaşayan Lazlar gibi) kesinlikle şalvar giymemektedir. Tek istisna Şalpazarı bölgesinde olup Çepni kadınları şalvar giymekte ve ucu püsküllü kırmızı ya da pembe belbağı takmaktadır.
Müzik ve halk oyunları

Trabzon bölgesinin geleneksel çalgıları şimşir kaval, kemençe, davul-zurna ve yörede zimpona, dankiyo adlarıyla da bilinen tulumdur. Sayısız çeşidi olup kadın ve erkekler tarafından toplu oynanılan geleneksel dansların adı ise horondur. Kolbastı oyunu 1930 yılında Trabzon’un Faroz mahallesinde başlamıştır. Farozlu balıkçıların kendi aralarında oynadığı bir oyundur.
Kültürel yaşam

Trabzon’daki kütüphaneler

Trabzon ilinde tiyatro etkinlikleri Trabzon Belediye Tiyatrosu ve Trabzon Devlet Tiyatrosu tarafından yürütülmektedir.Halk eğitim merkezlerinde amatörce tiyatro, müzik ve halk oyunları çalışmaları yapılmaktadır. Müzik alanında çalışmalar yapan Devlet Klasik Türk Müziği Topluluğu’nun yanı sıra karikatür ve resim çalışmaları Belediye Sergi Salonu’nda sergilenmektedir. Şehirde Royal, Lara, Avşar ve Cinemaximum sinemaları bulunmaktadır.
Mutfak
Trabzon Hurması

Samsun Batum arasında yer alan bölge mutfağının ayırıcı temel besinleri karalahana, mısır ve hamsi ve çay olup bu üçlünün çorbasından ekmeğine dek sayısız kombinasyonu bulunmaktadır. Bölgeye özgü yemeklerden en karakteristik olanları şunlardır:

Mısır unundan: Kuymak (Rize’de muhlama,Vakfıkebir ve Şalpazarında yağlaş), haçapur, hamsili ekmek, lamesli ekmek
Karalahanadan: Çorba, sarma
Tatlı olarak: Kabak tatlısı, kabak pilavı (bölgede pilav ve makarna şekerli olarak tüketilir- tatlıların yanında içecek olarak ayran içilir.)
Hamsiden: Buğulama, hoholli hamsi, hamsili ekmek, kaygana
Fasülyeden (lobya): Turşu kavurma
Mısırdan: Korkot (mısır çorbası)

Tarihî-turistik yerler
Ayasofya Müzesi
Sümela Manastırı
Sümela Manastırı
Trabzon’a Boztepe’den Bakış

Roma İmparatorluğu ve Osmanlı döneminde eyalet merkezi olmuş, Ortaçağ’da bir Rum imparatorluğuna başkentlik yapmış kent doğal güzelliklerinin yanı sıra pek çok tarihi yapıyı barındırmaktadır. Bunların en önemlileri:

Manastırlar: Sümela Manastırı, Ayasofya müzesi, Kaymaklı Manastırı (Amenapırgiç Ermeni Kilisesi), Kızlar (Panagia Theoskepastos) Manastırı, Gregorios Peristera (Hızır İlyas)Manastırı, Kızlar (Panagia Kerameste) Manastırı, Vazelon Manastırı,
Hagaios Savas (Maşatlık) Kaya Kiliseleri,
Kiliseler ve Camiler: Hagia Anna (Küçük Ayvasil), Sotha (St. John)K, Hagios Theodoros, Hagios Konstantinos, Hagios Khristophoras, Hagios Kiryaki, Santa Maria, Hagios Mikhail, Panagia Tzita, Fatih (Panagia Khrysokephalos), Yeni Cuma (Hagios Eugenios), Nakip (Hagios Andreas Kilisesi), Hüsnü Köktuğ (Hagios Eleutherios), İskender Paşa Camii, Semerciler, Çarşı Camii, Gülbahar Hatun Camii, Trabzon valiliği ve Valievi.

Ortahisar

Konaklar: [Atatürk Köşkü], Memiş Ağa Konağı (Sürmene), Çakıroğlu İsmail Ağa Konağı (Of), Çakıroğlu Hasan Ağa Konağı, Karamollaoğlu Topal Mustafa Evi (Araklı)
Araklı ilçesine bağlı Konakönü mahallesinde de birçok tarihi yapı bulunmaktadır. Bu yapılar Rus işgaline tanıklık etmekle birlikte çok eski zamanlarında izlerini taşımaktadır.
Hamamlar: Sekiz Direkli Hamam, Fatih Hamamı, İskender Paşa Hamamı, Çifte Hamam, Hacı Arif Hamamı, Alaca Hamam, Tophane Hamamı[44]
Osmanlı Dönemi Diğer Eserleri: Soğuk Çeşme, Bedesten, Sufi Ali Bey kitabesi, Sur Kitabesi, Kabak Meydan Şadırvanı, Ortahisar Muvakkithanesi, Çarşı Camii Muvakkithanesi, Askeri Hastahane, Seyyidi Hacı Mehmed Çeşmesi, İskender Paşa Çeşmesi, Kethüdazade Hacı Emin Ağa Çeşmesi, Manastır Çeşmesi, Abdullah Paşa Çeşmesi, Hafız Muhammed Çeşmesi, Abdulhamid liman Çeşmesi[44]

Tiyatrolar

Trabzon Devlet Tiyatrosu
Trabzon Belediye Tiyatrosu
Trabzon Sanat Tiyatrosu
Akçaabat Belediye Tiyatrosu
Kültür merkezleri
Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi
Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi
Atatürk Kültür Merkezi
Vakfıkebir Sabri Bahadır Kültür Merkezi
Akçaabat Erol Günaydın Kültür Merkezi
Sürmene Kuluçzade Ahmet Kültür Merkez
Beşikdüzü Ali Şükrü Bey Kültür Merkezi

Müzeler

Trabzon Ayasofya Müzesi
Trabzon Atatürk Köşkü Müzesi
Akçaabat Ortamahalle Evleri Müzesi
Trabzon Müzesi
Şamil Ekinci Müzesi

Spor

1967’de kurulan Trabzonspor, profesyonel futbol ligleri tarihinde şampiyon olan 5 kulüpten biri ve şampiyon olmayı başaran ilk Anadolu kulübüdür.
Eğitim

Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde Trabzon’da eğitim kuruluşu olarak sekiz medrese, eğitim süresi dört yıl olan beş adet ilkokul, bir adet sanat yurdu, bir adet askeri rüştiye, bir adet idadi ve bir adet Darülmuallimin bulunmaktaydı. Günümüzde Trabzon ilinde 815 ilköğretim okulu, 86 lise ve dengi okul ve 2 Aralık 1963 tarihinde öğretime açılan Karadeniz Teknik Üniversitesi ve 2011 yılında açılan Özel Avrasya Üniversitesi bulunmaktadır. Bu yapısıyla karadeniz bölgesinde iki üniversiteye sahip ilk kent olma niteliğini kazanmıştır.
Medya
Gazeteler

Kuzey Ekspres
Karadeniz (gazete)
Taka (gazete)
Karadeniz’de İlkhaber
Türksesi (gazete)
Karadeniz’de Günebakış
Karadeniz’in Sesi

Radyolar

Taka FM
Kuzey FM
Radyo Kadırga
Zigana Radyo
TRT Trabzon Radyosu
Radyo KTU
Bayrak FM

TV kanalları

Kadırga TV
Kanal Trabzon
Zigana TV
Kanal Mavi
Trabzon TV (TTV)
Kuzey TV
Köprübaşı TV
Karadeniz TV
Mavi Karadeniz TV

Altyapı
Ulaşım

Trabzon’da şehiriçi ulaşım modern otobüslerle ve minibüslerle sağlanmaktadır. Ulaşımda nakit para ve “Trabzon Kart” isimli akıllı kartla ödeme sistemi kullanılmaktadır. Antik Çağdan itibaren Trabzon kenti, özellikle Roma İmparatoru Hadrianus’un yaptırdığı limandan sonra denizcilik açısından önemli bir merkez olmuş, cumhuriyet döneminde de yakın zamana dek denizyolları ulaşım ve ticarette önemini korumuştur. Karadeniz Sahil Yolu ve yapımı tamamlanmak üzere olan otoban yolunun hizmete açılması ile Samsun ile Sarp sınır kapısı arasında yolculuğun kalitesi artarak ağırlık karayollarına geçmiştir. Trabzon il merkezinden başlayarak, Zigana geçidi üzerinden Gümüşhane’ye oradan Kop geçidini aşarak Erzurum’a bağlanan yol ise eski önemini kaybetmiştir.
Kardeş kentler

Rusya Soçi, Rusya (1993)[45][46]
Çin Halk Cumhuriyeti Rizhao, Çin Halk Cumhuriyeti (1997)[46]
Amerika Birleşik Devletleri Chicago, Amerika Birleşik Devletleri (1998)
Macaristan Zigetvar, Macaristan (1998)[46]
Gürcistan Batum, Gürcistan (2000)[46]
İran Reşt, İran (2000)[46]
İran Zencan (şehir), İran (2001)[46]
Bosna-Hersek Travnik, Bosna-Hersek (2005)[46]
Türkiye Kahramanmaraş, Türkiye (2006)
Almanya Dortmund, Almanya (2013)

Related posts:

Balıkesir
Yozgat
IRC Sohbet Komutları

Bir önceki yazımda « makalem ilgini çekebilir. Okumak istermisin ?
yorum yok
10 okuma
1 Şubat, 2017
Emre
Emre

Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin.


ETİKETLER :

Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?


Show Buttons
Hide Buttons